25 Kasım 2009 Çarşamba

"o zamanlar acıydım."

boş bir şeyler hissetmekteyim. bir yandan feleğin çemberinden geçmiş anne bakışaçısıyla sevdiğim şeyleri yapsam da kurtulsam etraftaki gençlerin sevimsiz zıpırlıklarından diye düşünürken, bir yandan babamla artık görüşmeme kararımın mali durumuma yansımaları hakkında maddeler halinde çıkarımlarda bulunuyorum. (neyse ki kredi kartım var soru işareti.) ve morphine isimli hayata noktasını ünleminden önce koyabilmiş aslan gibi grubun CURE FOR PAIN adlı şarkısını hatırlayıp hatırlayıp uyuşturucu maddeleri haklı çıkarıyorum, bir kez daha. (some day there'll be a cure for pain, that's the day i throw my drugs away.) tabi yalnızca teoride. hiçbir şey yapmayışımı ne yaparsam yapayım aynı yolun yolcusuyuz'a bağlayıp kendimi oldukça rahatlatsam da, mutlu olmak ve etmek arzuları içinde bakışlarım x'ten y'ye kayıp gitmekte. ve bir de günden güne artan; bilgisayardan, televizyondan, babamın sıçılası ağzından çıkan boktan gürültülerden uzak, tek başıma yaşama isteğim beynimin en aktif köşesinde yerini edinmiş bekliyor. ve uzun zamandır uzun uzun düşündüğüm ne zaman geçicek şu zaman.

?

hayat zor.

ve biz belki de raslantıyızdır.
seni hafızamdan silmek istiyorum.

23 Kasım 2009 Pazartesi

belki paris, belki prag.

senin yerinde bir başkası olacak kadar
raslantı olsaydık
durup dururken ve kızartma kokuları arasında
gözlerimiz dolar mıydı
dördü birden ve kimseye sormadan

keşke beni bu kadar huzursuz etmeseydin.

22 Kasım 2009 Pazar

dosta güven, düşmana korku.

neden savayım ki başımdaki dumanları, kafam bu kadar güzelken ?

18 Kasım 2009 Çarşamba

ve sonunda

bağımsız kararlar.

çünkü kime bağlansalar hata.

12 Kasım 2009 Perşembe

ora nere

aslında küçük bi sahil kasabasında felan da yaşamak istemiyorum. sakin ama karışık bi şehir istiyorum. aşkla karışık. suçla karışık. ama sadakatle, birine güvenle karışık. şakayla karışık. benle karışık. her şey açık seçik. herkes bilsin ama kimse konuşmasın. en çok onu istiyorum. sonra onu..

sükunet..

sakin'den türeyen.
sakin olun be.
ne bu heyecan.

verdiklerimi alacak değilim,
zaten vermezsiniz ya.

o benim tavrım.

09 Kasım 2009 Pazartesi

hani bu son demiştim ya.

zaman geçiyor, biz geçiyoruz bu yollardan. yürüdükçe uzaklaşıyoruz, kendimizden, gerçeğimizden, bir zamanlar sözcüklerimizle sıkı sıkı tutunduklarımızdan. vuruyorlar. bazen habersiz, bazen herkes vururmuş gibi. onlar vurdukça biz yine uzaklaşıyoruz. kendimizden. dönüp iki tekme de biz savuruyoruz belki ama, bazen habersiz, bazen kıyamıyormuşuz gibi, sonra dönüp yolumuza devam ediyoruz, eksilerek uzaklaşıyoruz. kendimizden. eksilerek yaklaşıyoruz. son günümüze. ha bir de aklıma geldi, konumuzla alakasız. her şeyi paylaşmayın. hem size kalmaz, hem de verdiklerinizi verdi demezler. vuruyorlar. onlar vurdukça.. yapcak bişe yok.

08 Kasım 2009 Pazar

AHAHA

sourtimes.org
"adı taylan olanların esmer ve yavşak olması"
ve yüzlerce entry..

tısss

yeniden okuyorum her şeyi, yeniden canım acıyo. gerçeklerle yüzleşmekten çekinmem aslında ben. ama bu sefer çat diye olmuyo. uzun uzun hazırlanıyorum okumaya. sonra uzun uzun üzülüyorum.

lan taylan, hadi bakalım yaylan.
at sana büyük geliyo, sen en iyisi taylan.

ehe. bunu yapmasam içimde kalırdı.

05 Kasım 2009 Perşembe

tatlı anılar.

http://fizy.com/s/102xwl
http://fizy.com/s/1036ag

04 Kasım 2009 Çarşamba

bi de tokat..

oouw..

cure for pain.

çok canım yanıyo anne.
sana da böyle mi olmuştu ?

hepsine böyle olmadı mı zaten.

02 Kasım 2009 Pazartesi

uzak dur benden.

bi sevgi ki sevmeye korkarsın.

günler tepelerden aşağı koşan vahşi atlar misali.

hüzünden ölüme ölümde düşünceler düşünmeceler sustu susacak ki susar bilirim.

tutmayın beni!

takdir edesiniz diye mi benim ben,
sanmıyorum.
bilahare unutulacak.
göklere çıkarmayacaksanız

tutmayın beni.

jgm

noktasına bile dikkat etmeyi tatmışken nası oluyo da geçiştiriyosunuz.

20 Ekim 2009 Salı

mr kaşar

benimle oynama
söyledim sana
şansını zorlama
uğurlar olsun

birsürü konuşur, tahmin edemeyeceğiniz kadar çok ve tatlı, biri bile açıklama değildir, o ayrı.
çünkü onun da kapısı 24 saat açıktır, ama çoğu şubesinin kapısı yoktur.

06 Ekim 2009 Salı

back.

hepsine böyle olmadı mı zaten. biri gelir ortalığı alt üst eder gitsin istersin bitsin. o da istenmediği yerde durmaz zaten. gider. başlarda her geleni o zannedersin çevirirsin başını ya da bakışlarını istemsiz. sonra yavaş yavaş gözünden düşer toprağa karışır gözündeki yaşla karışık. bazen karla karışık yağmur yağar, öyle bi kokar ki ortalık, güzel vücutlu bi parfüm gibi terle karışık. kafan da onla karışıksa tokat gibi ona dönersin. yağmur dinerse hiç yağmamış gibi, hiç yağmamış gibi ondan dönersin. kendine birine bi'şeye. yeni şeylere. güneşli gün hikayeleri. arkası cenin. parçalar yerinde durmaz zaten. bi bakmışsın biter.

16 Eylül 2009 Çarşamba

olmaz.

gördüklerimden sonra, ah, yaşamak var ya, hiçbir zaman eskisi gibi olmaz..
gördüklerinden korkma, ah, mutluluk var ya, hiçbir zaman eskisi gibi olmaz..